Bölüm 37 – Birinci Kitap – 6.6

Metin Boyutu
← Önceki Sonraki →

Kitap 1-6.6 Ondan Kurtulmalıyız

Janet, iri cüssesini öne eğmiş, düşünmeye başladı. Kraliyet Şövalyesi Sesuna’ya göre Yulian bir üstattı. Hatta Sesuna, Yulian’ın güç seviyesinin sıradan bir kılıç üstadıyla kıyaslanamayacağını iddia etmişti.

Üstatlar nasıl varlıklardı ki?

Sayısız şövalyeye sahip Sessizlik İmparatorluğu’nda bile ondan az üstat vardı. İmparatorluğun gücüne rakip olan Rojini Krallığı’nda da ondan az üstat bulunuyordu.

‘Bu başa bela olacak.’

Janet başının ağrımaya başladığını hissetti.

“Bu duruma çok seviniyor olmalısın. Sayende Yulian’ın şanı arşa yükseldi.”

Kalın peçeler takan iki kadın, Janet’in otağına girerek ona sataşmaya başladı.

O anda Janet’in aklında bir plan belirdi.

İki taraf arasında da düşmanlık vardı.

En büyük oğlunu bilemezdi ama bu kadının tarafının onlara düşman olduğu açıktı.

Savaş gücüne sahip bir üstat. İmparatorluğun eyaletlerinden birinde bulunmaması gereken bir varlıktı.

Krallıklar arasında bir savaş patlak verdiğinde büyü, kılıç, mızrak gibi tüm disiplinlerdeki üstatların sayısı, savaş stratejisinde kritik bir rol oynardı. Beş yüz bin askere sahip Sessizlik İmparatorluğu’nun sadece sekiz üstadı vardı.

Tek bir kişinin büyük ölçekli savaşlarda pek bir şey yapamayacağını iddia eden nadir stratejistler vardır, ancak onlar savaşı hiç tecrübe etmemiş, hayır, içinde üstatların olduğu bir savaşı hiç tecrübe etmemiş çaylak stratejistlerdir.

Cepheyi dosdoğru yarma güçleri… Üstatlar o kadar kudretli varlıklardı ki onları durdurabilmek için üç ila dört komutan seviyesinde şövalye zar zor yeterdi.

‘Ondan kurtulmalıyız. Ondan KESİNLİKLE kurtulmalıyız.’

Janet’in zihni hızla işlemeye başladı. Planı çok kısa bir sürede kusursuzlaşmıştı. Düşman kampında müttefikleri olduğu böyle durumlarda, Janet gibi kurnaz bir diplomat onlarca farklı yöntem üretebilirdi.

“Hanımefendi, gelmişsiniz.”

Zihnindeki düşünceler yerine oturunca Janet, Glow Baguna’nın üçüncü karısı Librie’yi sakin bir ifadeyle karşıladı.

Kadın hırs küpüydü. Kurnaz ya da zeki olmamasına rağmen Janet, bu kadının Yulian’ın hakkından geleceğinden emindi.

“Bu ne sakinlik böyle? Senden Yulian’dan kurtulmanı istedim, ama başardığın tek şey ona daha fazla övgü yağdırmalarını sağlamak oldu.”

Librie’nin sataşmaya devam etmesine rağmen Janet sakin tavrını bozmadı. Aksine, Librie’yi avucunun içinde oynatmaya hazırlanırken gülümsemeye başladı.

“Merak etmeyin. Bunu halletmek için bir planım var.”

“Ne planı? Yulian’ın şöhretini lekeleyecek bir planın olduğunu mu sanıyorsun?”

“Ho ho, Hanımefendi, acele etmeyin. Bugün size Yulian’dan kurtulmanın yolunu göstereceğim.”

Bunu duyan Librie kulak kesildi, hemen oturup kısık bir sesle konuştu.

“Nasıl? Bir yolu var mı?”

“Elbette. Bu Janet, imparatorlukta bile kimsenin es geçemeyeceği biridir. Aslında işleri yavaştan almayı planlıyordum, ancak onu bugün gördükten sonra daha fazla başıboş bırakamam.”

Librie hemen lafa girdi.

“Ben ne demiştim! O Yulian denen çocuğun ne kadar tekin olmadığını sana en başından söylememiş miydim? Çölde onun adını bilmeyen savaşçı yoktur. İki yıl önce de genç savaşçıları toplayıp Kızıl Fırtına diye bir tugay kurdu ve kısa sürede hepsini en tecrübeli savaşçılardan bile daha güçlü hale getirdi.”

“Öyle bir şey mi oldu?”

Janet şaşırmış bir ifadeyle sorunca Librie heyecanla anlatmaya devam etti.

“Pareia’da bunu bilmeyen kimse yoktur. Shuarei’nin Çöl Kılıcı’nı devirmek için kurulmuş bir tugay olduğunu söyledi ve o Kızıl Fırtına savaşçıları ona o kadar sadık ki ‘Ölün!’ dese gözlerini kırpmadan canlarını verirler. Hepsi bu kadar mı sanıyorsun? Pareia’nın büyük bir kısmı, Yulian Glow olduğunda baş düşmanımız Shuarei kabilesini yenip çölü birleştirebileceğini umuyor.”

“Çölü birleştirmek… Epey büyük hayalleri varmış.”

“Asıl sorun da herkesin onun bu inanılmaz hayali gerçekleştirebileceğine inanması.”

Janet, tek derdi oğlunu Glow yapmak olan bu hırs küpü kadının böyle konuşabilmesine şaşırmıştı.

Ayrıca, Yulian aradan çıksa bile ikinci oğul Pere’den nasıl kurtulmayı planladığını da merak ediyordu.

‘Neyse, böylesini ilk kez görmüyorum ya. Ben sadece anlaşmanın kendi payıma düşen kısmını hakkıyla yerine getirmeye odaklanmalıyım. Hehehe.’

Janet konuşurken içinden gülüyordu.

“Pareia’nın geleceği için endişeleniyorum. Böylesine gözü kara biri Glow olursa, kabilenin temelleri sarsılır.”

“Ben de tam olarak onu diyorum ya! O Yulian denen çocuğun ne kadar absürt fikirleri var! Çölü birleştirmek… Yirmi yaşına bile gelmemiş birinin, yüzlerce yıldır kimsenin başaramadığı bir şeyi yapabileceğini düşünmesi normal değil.”

“İşte bu yüzden Librie Hanım’ın oğlu Orca Glow olmalı, Librie Hanım da naipliğini üstlenmeli. Pareia’yı refaha götürmenin yolu budur.”

“Sözlerinize müteşekkirim. Her neyse, Yulian’dan nasıl kurtulmayı planlıyorsun?”

“Librie Hanım’ın kabile üyeleri toplandı, değil mi?”

“Çoğu burada. Yeni bir vahayı korumak için gereken asgari sayı dışındakilerin hepsi burada.”

“Yaklaşık kaç kişiler?”

“Aşağı yukarı beş yüz kişi.”

Janet, Librie’nin cevabıyla gülümsemeye başladı.

“Bu sayı fazlasıyla yeterli.”

Janet, Librie’ye eğilip planını kulağına fısıldamaya başladı.

Librie’nin yüzüne bir gülümseme yayıldı.

← Önceki Sonraki →

Bu içeriğe tepki ver

0 tepki
👍Beğendim0
😡Sinir Bozucu0
😂Mükemmel0
😮Şaşırtıcı0
😓Sakin Olmalıyım0
😵Bölüm Bitti0

Bir Cevap Yazın

Scroll to Top

Manga-Novel Tr sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin