Bölüm 15 – Red Storm

Metin Boyutu
← Önceki Sonraki →

Kızıl Fırtına

Savaşçıların ağzı küfür doluydu. Güçlenirken şikâyet etmeyi aklından bile geçiremezdin ama küfretmekten de kendini alıkoyamazdın.

Kitap 1-3.1 Ulak

Pareia’nın Bey’i Baguna Provoke, son derece mutluydu. Oğlu, Genç Bey’in erginlik töreni haberini almıştı.

Tek başına yola çıktıktan sonra, bir Kum Ejderi’nin Canavar Ruhu ile geri dönmüştü.

Diğer tehlikeli canavarların ruhlarıyla ilgili haberler bunun yanında önemsiz kalıyordu.

Kum Ejderi de nasıl bir canavardı öyle?

Canavar Çölü’nde bile onlardan yalnızca birkaç tane vardı ve besin zincirinin en tepesinde oturan, canavarların canavarıydı.

Onu alt etmek için Pareia’nın en iyi savaşçılarından onlarcası gerekirdi. Oğlunun böylesi bir canavarı tek başına devirebilmiş olması, babası olarak kendisinin bile inanamadığı bir şeydi.

Ancak Canavar Ruhu ile geri döndüğü için kimse bunu sorgulayamıyordu. Provoke ailesini sevmeyen ve her fırsatta sorun çıkarmaya çalışan kabile büyükleri bile bu konuda ağızlarını bıçak açmıyordu.

Kendi kendine ölen bir canavar arkasında Canavar Ruhu bırakmazdı ve Yulian’a böylesine değerli bir Canavar Ruhu’nu verecek kimse de yoktu. En önemlisi de Kum Ejderi, öldürmek için onlarca savaşçının birlikte çalışmasını gerektiren bir canavardı. Eğer gerçekten böyle bir şey olsaydı, Uzakgören savaşçılar (yani izciler) onları mutlaka görürdü.

Ayrıca, Yulian’ın erginlik töreni süresince Canavar Çölü’ne gönderilen hiçbir kabile de olmamıştı.

Pareia kabilesinin tüm üyeleri Genç Bey’in cesaretini övmekten kendini alamıyor ve Yulian’ın yeni neslin Bey’i olacağı için son derece heyecanlıydılar.

Savaşçıların hiçbiri bundan bahsetmese de Pareia kabilesi, ezeli düşmanları Shuarei kabilesi tarafından geri püskürtülmeye başlanmıştı.

Bey Baguna harika bir liderdi ama cesaretten yoksundu; dahası, Pareia’nın Büyük Savaşçılarından hiçbiri, Shuarei’nin Kanlı Elleri Venersis ile tek başına başa çıkamazdı.

Tüm kabileler içinde Venersis’in şemşiriyle başa çıkabilecek kimse yoktu; o, Doğu’nun en büyük savaşçısı olduğu kadar, çölün de en büyük savaşçısıydı.

Son zamanlarda Kanlı El unvanına ek olarak Savaş Tanrısı unvanını da kazanmıştı.

Fakat görünüşe göre Pareia’da yeni bir Savaş Tanrısı doğuyordu. Venersis’in bile bir Kum Ejderi’ni tek başına alt edebileceğinden yüzde yüz emin olamayacağına kanaat getirmişlerdi.

Yulian’ın erginlik töreninin ayrıntıları Pareia’yı aşıp diğer Batı kabilelerine yayıldı ve bütün çöl Yulian’ın adını anmaya başladı.

Erginlik törenlerini başarıyla tamamlayan genç savaşçıların hepsine yeni isimler verilirdi.

Baguna’nın ‘Merhametli Göz’ ve Venersis’in ‘Kanlı El’ unvanları tam da bu türden isimlerdi.

Yulian için birinin özel olarak bir isim bulmasına gerek kalmadı. Diğer adı kendiliğinden ortaya çıkmıştı.

Çöl Fatihi. Yulian Provoke.

Bu, Canavar Çölü’ne tek başına gidip Kum Ejderi’ni avladığı için ona verilen şerefli bir unvandı.

Baguna, oğluna diğer adının verilmesini dört gözle bekliyordu.

Henüz vakti gelmemişti ama uzak gelecekte Genç Bey, Bey olup bir savaşta ordunun başına geçtiğinde, Yulian’ın taşımasını istediği isim buydu.

Elbette Kanlı El Venersis’inkine benzer şekilde Savaş Tanrısı unvanından bahsediyordu.

‘Doğu’nun Savaş Tanrısı Venersis ise, bizim Yulian’ımız da kesinlikle Batı’nın Savaş Tanrısı olacak.’

Bey Baguna dişlerini gıcırdattı. Yulian’ın Venersis’i kesinlikle kılıçtan geçirip canını alacağına tüm kalbiyle inanıyordu.

Keyfi yerinde olsa da Shuarei ve Venersis’i düşünmek moralini bozmuştu; Baguna, Paoe’sinden dışarı adımını attı.

Muhafızlarıyla konuşmakta olan iri yarı bir adam onun dışarı çıktığını görünce koşarak yanına geldi.

“Rivolde Bey’i, ‘Basiret Sahibi’ Dejaine Nellisi’nin emri altındaki Savaşçı Stellis Yabok, Pareia’nın Bey’i, ‘Merhametli Göz’ Baguna Provoke’u selamlar.”

Önünde diz çökmüş bu uzun selamı veren kişi, Rivolde kabilesinin Bey’i Dejaine Nellisi’nin en iyi savaşçısı Stellis Samwoora’ydı (Ç.N: Az önce adının Stellis Yabok olduğunu söylememiş miydi?).

Baguna selamına karşılık verip adamı ayağa kaldırırken sordu.

“Rivolde Bey’i iyi midir? Ben onu ziyaret etmeyi planlıyordum ama o benden önce davranıp birini yollamış. Lütfen kendisine Baguna’nın çok mahcup olduğunu bildirin.”

“Eminim ki Bey’imiz, Bey Baguna’dan gelen bu sözleri kabul etmeyecektir.”

Bunu söyledikten sonra Stellis, göğsünden kuzu derisinden bir parşömen çıkarıp saygıyla Baguna’ya uzattı.

“Bu, doğrudan Bey’imizden gelen bir mesajdır. Bunu gönderirken, özellikle olumlu bir yanıt rica etti.”

Baguna parşömeni elinden alıp hemen açtı ve okudu.

Baguna’nın bakışları parşömende aşağılara doğru ilerledikçe yüzüne parlak bir gülümseme yayıldı.

“Görünüşe göre Bey Dejaine böyle bir şey isteyerek bendenize, Baguna’ya, büyük bir lütufta bulunuyor.”

Sanki parşömende ne yazdığını biliyormuş gibi Stellis de parlak bir şekilde gülümsedi ve Baguna’ya sordu.

“Kendisine olumlu yanıt verdiğinizi bildirebilir miyim?”

“Hayır demek için bir neden var mı? Hayır, Bey Dejaine usulü başlatmış, seni böyle eli boş gönderemem. Lütfen bekle. Cevabımı çabucak yazacağım.”

Baguna az önce çıktığı Paoe’ye geri koştu ve kısa bir süre sonra elinde dürülmüş bir kuzu derisi parşömenle dönerek Stellis’e uzattı.

“Bu yanıta ek olarak, talebinden büyük bir memnuniyet duyduğumu da lütfen kendisine bildirin.”

“Emin olabilirsiniz. O hâlde, ben artık dönüş yoluna koyulayım.”

Baguna, Stellis’e cevap verdi.

“Bizim Pareia kabilesinin bir misafiri öylece geri gönderdiğini hiç gördün mü? Lütfen dönmeden önce birkaç gün dinlen.”

“Korkarım Bey Dejaine beni bekliyor olacaktır. Bey Baguna’dan affımı dilerim.”

“Keh keh keh. Affımı dilemene ne gerek var? Aslında ben de içten içe cevabımı çabucak ulaştırmanı umuyorum.”

“Hahaha. O hâlde müsaadenizle.”

“En azından hediyemizi almalısın. Veruna.”

Baguna muhafızlarından birine seslendi.

“Emredin, Bey Baguna.”

Oldukça zarif görünümlü bir adam cevap verip Baguna’nın önünde durdu. Baguna bir emir verdi.

“Rivolde kabilesine gönderilecek hediyeleri hazırla. Ayrıca, bu mutlu haberi getiren Savaşçı Stellis’e de sağlıklı ve hızlı bir Pirma hediye et.”

“Çok teşekkür ederim, Bey Baguna.”

Veruna ve Stellis gözden kaybolunca Baguna hızla ailesinin Paoe’sine doğru yol aldı.

Bu haberi bir an önce ailesiyle paylaşmak istiyordu.

← Önceki Sonraki →

Bu içeriğe tepki ver

0 tepki
👍Beğendim0
😡Sinir Bozucu0
😂Mükemmel0
😮Şaşırtıcı0
😓Sakin Olmalıyım0
😵Bölüm Bitti0

Bir Cevap Yazın

Scroll to Top

Manga-Novel Tr sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin