Birkem’in böyle olmasını hiç beklemezdim. En iyisi bu durumu fazla kafaya takmamak lazım yoksa benim için sıkıntılı bir durum olabilirdi. Dünyada açmak üzere gözlerimi kapattım.
Sabah her zamanki gibi kahvaltımı yapıp okula gittim. Bu gün haftanın son günüydü. Dersler bitti ve Asaf ile birlikte okuldan çıkıyorduk. Ve yüreğimi hoplatan o sesi duyduk.
-Asaf, Aktan bir dakika.
Berrin arkamızdan koşarak yetişti.
Berrin: Bu gün planınız yoksa hayvanat bahçesinde bana yardım edebilir misiniz ?
Asaf ile birbirimize baktık ve hıyar herifin yüzünde yine o sırıtış ortaya çıktı.
Asaf: Aslında bu gün aktan ile oyun oynayacaktık ama benim biraz önce işim çıktı. Ben gelemem ama Aktan müsait.
Pislik herif her fırsatta böyle yapıyordu. Adama şaşırıyordum nerden aklına geliyordu bu fikirler bir türlü anlamıyorum. Tam ağzımı açacakken…
Berrin: Gelirsin değil mi Aktan?. Yanımdaki arkadaşım hastalandığı için bu gün gelemeyecek. Onun için biraz yardıma ihtiyacım var.
Bu durumda nasıl itiraz edebilirdim ki. Asaf zaten elimi kolumu bağlamıştı. Birde karşımda sırıtmamak için kendi zar zor tutuyordu.
-Eve bir telefon edeyim. Merak etmesinler beni.
Berrin: Çok teşekkür ederim Aktan.
Asaf: Kanka yarın görüşürüz o zaman ben kaçıyorum, size iyi eğlenceler.
Piç herif ya. Bir kaşık suda boğası geliyor insanın. İmalı bir şekilde:
-Hiç merak etme kanka yarın görüşeceğiz.
Dedikten sonra sırıtarak yanımızdan ayrıldı. Bende Berrin ile birlikte hayvanat bahçesinin yolunu tuttum.
Yolda sohbet açayım dedim ama aklıma hiçbir şey gelmiyordu. En sonunda hayvanat bahçesine gelmiştik.
İçeriye geçtik ve bana tulum ve çizme verdikten sonra
Berrin: Şurada üstünü değiştirebilirsin dışarıda seni bekliyorum
İçeriye geçtim. Tulum ve çizmeyi giyip dışarıya çıktım. Kapının önünde Berrin elinde kovalar ile beni bekliyordu.
Berrin: ilk başta tavşanları besleyeceğiz. Eminim çok hoşuna gidecek.
Birlikte tavşanların olduğu bölüme geldik ve kafesin içine girip elimizdeki kovalardan yem kaplarına tavşanlara özel yemleri dökmeye başladık.
Mama sesini duyan tavşanlar her taraftan fırlayıp zıplaya zıplaya etrafımızı sardılar. Hepsi birbirinde farklı ve rengârenkti. Onları böyle gören Berrinin yüzünde gülücükler açıyordu.
Bu manzara karşısında bende sadece Berrini seyrediyordum. Elindeki alaca minik bir tavşan ile bana dönüp:
Berrin: Çok tatlılar dimi?!
-Evet çok tatlı
Tabi ben bunu tavşana değilde berrin için söylüyordum.
Birlikte çeşitli hayvanları besledikten sonra artık üstümüzü değiştirmek üzere ana binaya doğru yola çıkmıştık.
Bir anda Berrin:” kaplumbağaların kafesini açık unuttum sen önden git ben geliyorum.” Dedi ve koşarak gitti.
Bende ana binaya doğru gidiyordum ve bir yandan hayvanlara bakıyordum.
Aniden bir kükreme duydum. Etrafıma bakındım aslanın teki bana bakarak kükrüyordu. Gözleri direk bana bakıyor gibiydi. Bende incele ile durumuna baktım.
–
AD:LEON
TÜR: KEDİ
SAĞLIK:50
MANA:5
GENEL DURUMU: TOK, GÜÇLÜ BİR FİZİĞE SAHİP, YARDIM İSTİYOR.
–
Yardım mı istiyor ?! benden mi istiyor. Ama ben ne yapabilirimi.
-Yardım mı gerekiyor ?!
Dedim ve aslan sanki dediğimi anlamış gibi kafasını büküp bekledi.
-Ne yapabilirim?
Aslan bir anda yerinden hareketlendi ve koşarak gitti kısa bir sürede ağzında minik bir yavru ile geri geldi. Hemen durumu inceledim.
–
AD:LEO
TÜR:KEDİ
SAĞLIK:5
MANA:3
GENEL DURUM:OYUN MERAKLISI, NE VERİLİRSE YER, SAĞLIĞI ÇOK ZAYIF DURUMDA ACİL MÜDAHALE EDİLMESİ GEREK
–
-Demek hasta. Merak etme hemen görevlilere haber vereceğim.
Koşarak gittim ve hemen Berrini buldum.
-Acele et Berrin aslan yavrusu hasta galiba.
Berrin: nerede ?! hadi hemen acele edelim.
Dedi ve benim ile birlikte hem koşuyor hem de telefonundan birilerini arıyordu.
Berrin: görevlilerden kimseye ulaşamıyorum ama hemen karşıda bir veteriner var oraya götürebiliriz.
-Aslanın önünden nasıl alcağız peki.
İşte bu büyük bir sorundu.
Aslanın kafesinin önüne gelmiştik bile. Yavrunun nefes alıp verişi gittikçe düzensizleşmişti.
Berrin: Yapabileceğimiz tek bir şey var oda sen anne aslanın dikkatini başka bir yere çek bende yavruyu alırım.
-Kafesin içine gireceksin yani. Hayatta izin vermem buna ben yaparım.
Berrin: Saçmalama Aktan. Hayvanların dilinden az çok anlıyorum ama sen hiçbir şey bilmiyorsun.
-Şu anda bir aslandan bahsediyoruz. Hayvanların dilini anlamak hiçte önemli değil. Ayrıca ben daha hızlı hareket edebilirim onun için ben giriyorum.
Tartışma sonuçlanmayacak gibiydi. Cebimden bir para çıkarttım ve
-Yazı tura atalım yazı gelirse ben girerim tura gelirse sen.
Berrin: tamam hadi.
Parayı attım ve para hava takla atarken tekrar elime düştü. Yavaşça elimi kaldırdım.
Yazı gelmişti.!
-Sonuç belli hadi aslanı çek bakalım.
Berrin koşarak eline metal bir sopa aldı ve kafese vurarak aslanı diğer tarafa çekti bende kafese girdim. Bir yandan korkudan titriyor diğer yandan ses çıkartmadan hızlıca hareket ediyordum. Yavaş adımlarla yavruya yaklaştım ve annesine baktım.
Berrin elindeki sopa ile aslanı oyalıyordu. Bende yavruyu kucağıma aldım ve aynı sessiz adımlar ile kapıya yöneldim. Yarı yola geldim ki yavrudan ince bir inilti çıktı. Anne aslan hemen kafasına kaldırdı ve yavrusunu bulmak için etrafına bakındı. Gözlerimiz bir an için kenetlendi. Ve bir kükreme kopardı. Kükremeyi duyar duymaz kapıya doğru koşmaya başladım. Anne aslan bütün hızı ile üstüme koşuyor ve yavrusu için kükremeye devam ediyordu.
Daha hızlı koşmak istiyordum ama bacaklarım beni dinlemiyordu kapı zaten çok yakındı. Ama o baskı altında sanki gözümün göremeyeceği bir yerdeydi. Olanca kuvvetimle tekrar yüklendim ve kendimi kapının dışına attım. Ayaklarım ile kapıyı kapattım. Kapı otomatik olarak kitlenmişti bile. Bir an küt diye ses geldi. Aslan bütün ağırlığı ile kapıya çarpmış pençeleri ile kapıya tırmanmaya çalışıyordu. Ama nafileydi.
Bende derin bir nefes aldım ve yavru kucağımda ayağa kalkarak kapıya yaklaştım.
-Merak etme onu iyileştireceğiz.
Aslan kükremeye devam ediyor olduğu yerde dönüp tekrar tekrar kapıya yükleniyordu. En sonunda pes etmiş olacak ki gözlerimin içen bakıp inilti misali bir kükreme çıkardı. Genel durumuna baktığımda
–
GENEL DURUM: YAVRUSU İÇİN ÇOK ENDİŞELİ, SİZE GÜVENMEK İSTİYOR.
–
-Merak etme sana geri getireceğiz.
Olduğu yere çöktü ve ön ayaklarını bir biri üstüne atıp gözlerinden süzülen yaş ile bana bakıyordu.
Berrin: Çok korktum zamanında dışarıya çıkmayacağın için.
-Birde bana sor.
Kucağımdaki yavruya baktı ve
Berrin: Hadi acele edelim.
Hemen veterinere doğru koşmaya başladık. Veterinere girdik ve hekim hemen gelip yavruyu kucağımızdan alıp içeriye geçtiler. Bizde bekleme odasında beklemeye başladık.
1 saat sonra içeriden çıktı ve elinde küçük kahverengi bir oyuncak vardı.
Veteriner: Eğer biraz daha gecikseydi. Nefes alamamaktan ölecekmiş. Tam zamanında getirdiniz.
Derin bir rahatlama nefesi aldıktan sonra uzun bir nefes verdik.
Berrin: çok şükür. Durumu nasıl şu an peki.
Veteriner: hafif uyku iğnesi yaptık 15 dk içinde uyanır. Sizde onu kafesine geri koyabilirsiniz.
Berrin: çok teşekkür ederim.
Veteriner içeriye gidip kucağında yavru ile geri döndü ve benim kucağıma verdi.
-Gerçekten çok teşekkür ederiz.
Dedikten sonra Berrin ile birlikte veterinerden çıktık e hayvanat bahçesine geri döndük. Bu sefer yanımızda görevlilerde vardı. Onlar ile birlikte aslanın kafesine gittik ama aslan ortalıkta gözükmüyordu.
Görevli: Anne aslan iç tarafta kilitli. Bu sefer aksiyona gerek kalmadan kafese girip çıkabilirsin.
Görevli kafesin kapısını açtı ve yavru aslanı iç kafesin yakınlarına bıraktım.
Dışarıya çıktı ve kapıyı tekrar kilitledik. Berrin ile birlikte dışarıdan içeriye izliyorduk ve iç kafesin kapısı açıldı. Anne aslan kafesten çıkıp hemen yavrunun yanına gitti. Uyuşturucunun etkisi geçmiş olacak ki yavru aslan ayaklanmaya başlamıştı.
Anne aslan yavrusunu koklayıp yaladıktan sonra kafasını kaldırdı ve bizim olduğumuz yere doğru geldi.
Anne aslan kafesin içinde önümüzde sanki diz çökercesine duruyordu.
Berrin: Bu inanılmaz bir şey anne aslan bize minnettarlığını ifade ediyor.
Çok etkilenmiştim özellikle anne aslanın bakışlarını üzerimde hissettiğimden dolayı.
–
EVRENİN SIRRINI KEŞFETTİNİZ.
ASLANIN MİNNETİNİ KAZANDNIZ. RUH SEVİYENİZ 3 ARTTI.
–
ASLANIN MİNNETİNİN BİR NİŞANESİ OLARAK YENİ YETENEK KAZANDINIZ.
ASLAN BAKIŞI (ACEMİ):AKTİF ETTİĞİNİZDE GÖRÜŞÜNZEKİ DÜŞMANINIZ 1SANİYE BOYUNCA DONUP KALACAKTIR.
TEBRİKLER.
–
Demek bu şekilde de yetenek kazanabiliyorum. Ama başkanın minnetini kazanmak hiç kolay değil.
Aslan ayağa kalkıp kafesine doğru gitti ve gözden kayboldu.
Berrin: Bence bu kadar aksiyon yeter. Bizde yavaş yavaş eve gidelim artık Aktan.
Üstümüzü değiştirdik ve birlikte evin yolunu tuttuk. Eve gidinceye kadar hiçbir şey konuşmadık. Evin önüne gelince berrin parlayan gözleri bana bakıyordu ve birden hiç beklemediğim bir hareket yaptı. Boynuma sarıldı!. Evet! yanlış duymadınız boynuma sarıldı!. Olduğum yerde donup kalmıştım. Kalbim o kadar hızlı atıyordu ki neredeyse patlayacaktı.
Bir süre durduktan sonra bıraktı ve yüzü kızarmış bir şekilde,
Berrin: Bu gün olan her şey için çok teşekkür ederim.
Dedi ve arkasını dönüp hızlı adımlar ile gitti. Bende arkasından bakakalmıştım. Olduğum yerde dondum resmen. Gittikçe gözden kayboluyordu ve istemsizce bir şey düşündüm
-İNCELE!
–
AD: BERRİN
TÜR:İNSAN
SAĞLIK:10
MANA:15
GENEL DURUM:………….
–