Bölüm 9: Saray

Metin Boyutu
← Önceki Sonraki →

Askerlerin bir anda önüne çıkan güzellik karşısında tekrar büyülenmiştim. Tamam, daha önce gördüm ama o zaman sadece göz ucu ile bakmıştım. Şimdi ise bütün güzelliği karşımda duruyordu.

-Majesteleri bu yüzsüz hizmetçi önüne bakmadan yürüyordu.

Kız bir an baktı ve bende şimdi öldük işte diye düşünüyordum. Ama:

-İyimsin bir yerine bir şey olmamıştır umarım.

Bir anda şok olmuştum. Asker ona majesteleri diye hitap ediyor ama o beni düşünüyordu. Boynum bükük bir şekilde ayağa kalktım. 

-Çok özür dilerim majesteleri. Baş kâhyayı arıyordum ve kayboldum.

-Önemli değil. Seni buralarda ilk defa görüyorum. Adın nedir?

-Aktan Sirius majesteleri. Ebrehe hazretleri tarafından kişisel hizmetçisi olarak alındım.

-Demek babam tarafından. O zaman bundan sonra seni sık sık göreceğim demek bu.

Öyle söyleyince bir anda şaşkınlık ile kafamı kaldırdım ve tekrar büyülendim. Karşımda açık mavi ve altın renkleri bezenmiş ve vücudun mahrem yerlerini örterken bütün güzelliklerini ortaya çıkaran bir elbise giymişti. Gece gibi siyah saçları beline kadar uzanıyor ve zarif bir altın şerit başının üstünü sarmıştı. 

Ben öyle hayran hayran bakarken bir anda Herakle kafamı bastırarak:

-Kaç defa söylemem lazım kafalar aşağıda duracak.

-Tamam Herakle sert olmana gerek yok. Daha yeni saraya geldi ve kurallara alışması biraz zaman alacaktır.

Dedi ve kütüphaneye doğru yürümeye devam ettiler. Bende arkalarından boynum bükük bir şekilde bakıyordum. Tam o esnada enseme bir şaplak indi. Ben acıyla arkama dönerken:

-İki dakika gözümü ayırıyorum sende hemen ortalığı karıştırıyorsun.

Diye söyleniyordu Baş kâhya.

-Özür dilerim efendim. Sizi aramak için çıkmıştım ama kayboldum.

-Ve sende prensese denk geldin. Dua et prenses alt tabakadan olan bizlere bile nazik. Yoksa başkası olsaydı kellen gittiydi şimdiye kadar.

Dediğinde haklı olduğunu biliyordum. Burada birçokları bize insan gözüyle bile bakmıyordu. Onların gözünde değersiz çöplerden başka bir şey değildik.

-Hadi beni takip et Ebrehe hazretleri seni bekliyor.

Dedi ve baş kâhyayı takip etmeye başladım. Önceden geldiğimde sadece sarayın ilk katına girmişim ama saray 4 kattan oluşuyordu. Ve Ebrehe hazretleri sarayın en üst katında bulunuyordu. Kapıda altın zırhlı askerler vardı. İçeriye girdiğimizde Ebrehe hazretleri tahtında oturuyor yan tarafında 6 tane daha iyi giyimli birileri vardı. arkasında ise kafaları bükük benim giydiğim elbise ile aynı giyinmiş 3 kişi vardı. 

Kralın huzurunda çıkınca diz çöktük ve baş kâhya

-Efendim bu gün gelmesini emrettiğiniz hizmetkârınızı getirdim.

Ebrehe olduğu yerden başını kaldırıp bana baktı ve dudaklarının bir kısmı sinsi bir sırıtış ile yukarıya kalktı.

-Tek mi geldin kardeşinde gelecekti senin ile.

-Efendim kardeşim hastalandığı için gelemedi.

-Hımm… ziyanı yok

Baş kahyaya hitaben:

-Gerekli eğitimi verdiğinden emin ol.

-Siz hiç merak etmeyin efendim.

-Tamam kaybolabilirsiniz.

Ardından baş kâhya ile geri geri yürüyerek çıktık. Baş kâhya önde bende arkada onu takip ediyordum. Bana Ebrehe hazretlerini günlük rutinini anlatıyor nelere dikkat etmem gerektiğinden bahsediyordu.

-Okuma yazma biliyor musun?

-Hayır bilmiyorum efendim.

-O zaman en kısa sürede öğrenmen lazım. Artık Baş hizmetçilerden birisi sayılırsın.

Bende zaten bunu istiyordum. Hemen buranın yazısını öğrenmem lazım.

-Tamam efendim.

Ve birlikte kütüphanenin yolunu tuttuk. Hemen bana harflerin yazılı olduğu bir kağıt verdi beraber okumaya başladık. Bildiğim alfabe ile hemen hemen aynıydı onun için pek zorlanacağımı düşünmedim.

1-2 saat çalıştıktan sonra kütüphaneden çıktık ve mutfağa geçtik. Burada da tabak, kaşık, çatal vs. çeşitlerini gösterdikten sonra günün sonuna gelmiştik bile.

-Bu günlük bu kadar yeter hadi artık odana geç ve diğerleri ile tanış.

Ve birlikte odanın yolunu tuttuk. Yaklaşınca parmağı ile gösterip:

-ilerideki 2.kapı sen git benim işlerim var.

Dedi ve gitti. Bende kapıya yaklaştım ve içeriden sesler geliyordu. Yavaşça kapıyı açıp içeri girdim.

İçeride 1 erkek 1 kız olmak üzere iki kişi vardı. erkek olan:

-Sen yeni gelensin hoş geldin. Benim adım Bikem. Senin adın nedir?

-Bende Aktan.

Diğer taraftaki kızda kendini tanıttı hemen.

-Bende Erza.

Bikem: Baya şanslısın ilk defa kölelerden birinin baş hizmetçi olarak alındığını duyuyorum.

-Galiba öyleyim bunu herkesten duyuyorum.

Erza: Dikkat et o zaman her zaman bu kadar şanslı olmazsın.

Bikem: Kokutma çocuğu hemen Erza.

Aslında Erza’nın dediği doğruydu. Dikkatli olmam lazım.

-Bir kişi daha olması lazım değil mi o nerde?

Erza: Evet kralın 2 kız 2 erkek olmak üzere toplam 4 hizmetçisi olur. Oda şuan kralın odasında ve yatağını hazırlıyor.

Bikem: kızlar genelde Kralın odasını düzenlerler bizde geri kalan işlerde kullanılırız getir götür gibi. Birazdan oda gelir.

Cümlenin sonunda kapı açılmıştı. Ve içeri bir kız girdi.

-Sen yeni gelensin. Demek şimdiden buradasın. Baş kâhya nazik davranıyor galiba.

Bikem: Sen Mia’nın kusuruna bakma Aktan. Onun hoş geldin deme şekli budur. Anlarsın ya biraz utangaçtır kendisi.

Mia: Çok konuşuyorsun Bikem.

Hepsi sıcakkanlı ve iyilerdi. Bikem, siyahı birisiydi ama inci gibi dişleri vardı. Erza, sarı saçlı saçları boynuna kadar geliyordu ve tatlı bir kızdı. Mia ise kumral saçlı saçlarının ön tarafı iki tarafına doğru örülmüş olup omuzlarına kadar geliyordu. Biraz soğuk bir tipti ama kötü birisi değildi.

Benim hizmetçi olmama gerçekten çok şaşırmıştılar. Nasıl olduğunu onlara kısaca anlattım. 

Bikem: Demek aşağıdaki mahzen yoluna düştün. Ben daha oraya hiç giremedim.

Mia: Sadece sen değil hiçbir hizmetçi giremedi oraya. Sadece Kral ve özel askerleri girebilir. Onlarda kral olmadan giremez.

Erza: Seni bu yüzden mi hizmetçi yaptı acaba. Anlatsana aşağıda ne vardı nasıl bir yerdi.

-Anlatılacak pek bir şey yok aslında her taraf karanlıktı bir tek kral ve askerleri gelince biraz etrafı görebildim. Etrafta sadece ufak bir su akıyor ve taş topraktan başka bir şey yoktu.

Onlara doğruyu anlatıyordum. Ama sadece bir kısmını sonuçta diğer kısımları kimseye söyleyemezdim.

Mia: Gerçekten şanslı bir piçmişsin.

Bikem: Hadi ama Mia birbirimize karşı böyle konuşmuyoruz.

Omuz silkti ve yatağına uzandı.

Bikem: hadi yatalım fazla geç kalmayalım.

Ve odada bulunan kandilleri bir tanesi kalıncaya kadar hepsini söndürdü. Herkes yatağına geçince bende hepsini inceleyim dedim. 

AD:MİA

TÜR:İNSAN

SAĞLIK:15

MANA:7

GENEL DURUM: İNSANLARI PEK SEVMEZ, GÜVENİLİR BİRİDİR.

AD:ERZA

TÜR:MELEZ

SAĞLIK:15

MANA:27

GENEL DURUM:NAZİK, SEVECEN, YARDIM SEVER

Melez mi ?! ilk defa görüyordum.

EVRENİN BİR SIRRINI KEŞFETTİNİZ.

MELEZ BİRİSİ İLE KARŞILAŞTIN. MELEZ FARKLI IRKLARIN BİRBİRİ İLE İLİŞKİ GİRMESİ SONUCU MEYDANA GELEN TÜRLERDİR.

Acaba hangi ırk ?!

BİLDİRİM

DAHA DETAYLI BİLGİ İÇİN İNCELE YETENEĞİNİN SEVİYESİ YETERLİ DEĞİL.

Elbette bir gün öğrenecektim ve korkulacak bir durum yok gibi şuanda.

En son Bikem kalmıştı.

AD:BİKEM

TÜR:MELEZ

SAĞLIK:40

MANA:20

GENEL DURUM:YALANCI, KENDSİNE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN BİRİSİ, BAŞKA BİR KRALLIKTA ÖZEL YETİŞTİRİLMİŞ CASUS, GÖRÜNÜŞÜNE ALDANMAYIN.

Gözlerim fal taşı gibi açılmıştı. İşte bunu hiç beklemiyordum. Hem melez hem de değerli daha önce kimsede görmediğim kadar yüksekti.

← Önceki Sonraki →

Bu içeriğe tepki ver

0 tepki
👍Beğendim0
😡Sinir Bozucu0
😂Mükemmel0
😮Şaşırtıcı0
😓Sakin Olmalıyım0
😵Bölüm Bitti0

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top